Büyük Belirsizlik

Newton  ve Einstein fiziğinden yani maddenin halleri ve hareketi esas alan fizik çalışmaları hayatımıza çok büyük yenilikler kattı. Üretim gelişti. Arabalar,  Bisikletler, İş makineleri, Araçlar, Oyunlar, Sporlar, çeşitli binalar, yapılar, inşaatlar, mimari projeler yapıldı. Peki sonraki dönem, Atom altı parçacıkların dönemi nasıl olacak. Hepimizin bildiği gibi CERN’de yapılan deneyler sonucunda Erwin Shrödingerin ortaya attığı atom altı parçacıkları dünyasını açıklayan kuralların bir kısmı araştırılıyor ve çağımızı değiştirecek çok büyük keşifler meydana getiriliyor. Bu keşifler öyle büyük yenilikler getirecek ki anlaşılması açısından Intell firması tarafından atom çekirdeklerine elektrik sinyalleri ile komut veriliyor ve Atom çekirdekleri dans kareografisi ile gösteri yaptırılıyor. Yazı yazdırılıyor. Bu şu anlama geliyor yani ilerleyen zamanlarda bu yöntem ile bir porselen tabağı yapmak istediğimizde eleme, ufalama, birleştirme, yoğurma gibi işlemlere ihtiyaç kalmadan elektrik sinyalleri ile killerin ve topraktaki elementlerin gönderilen forma göre dizilip bir tabak meydana getirmelerini sağlayacak teknolojiler ortaya çıkacak, Çıktı bile. Bu 3D yazıcıların bile ilerisinde bir teknoloji olacak  peki bu gelişmeler hayatımızda neleri değiştirecek. Bize göre bu gelişmeler hayata bakış açımızı, felsefi yaklaşımlarımızı, iş yapma şekil ve usullerimizi, ulaşımı, endüstriyel gelişmeleri, makineleri, herşeyi komple baştan başa değiştirecek.

Quantum teknolojileri ile birlikte Newton, Einstien, Max Planck, Heisenberg, Feynman, Bohr gibi dehaların formülleri ve keşifleriyle sürdürdüğümüz hayatımız bir nevi determinist bir belirlicilik çizgisinde ilerlerken birden bire Quantum belirsizlik ve olasılığın içerisine giriyor. Örneğin bu dönemlerde yeni bir tekerlek tipi önerisi getirebilmek endüstriyel olarak neredeyse imkansıza yakın iken günümüzde ve yakın gelecekte daha faydalı ve daha yeni teknolojilere sahip bir tekerleği yada amaca uygun farklı tekerlek tiplerini endüstriyel hayatımızda görebileceğiz.

Bir suyu bir yerden bir yere pompalamanın ilk prensipleri Mayer pompası üzerine inşa edildiği üzere bu dönemde pompalama teknolojilerinin tamamı bu prensibin devam ettirilmesi ve geliştirilmesine dayalı iken günümüzde Quantum yaklaşımı ile olabilecek diğer ihtimaller de endüstriyel hayatımızda kullanılmaya başlayacak. Bu durumda daha fazla ürün çeşitliliği daha amaca uygun yöntemlerin ve farklı yöntemlerin ortaya çıkacağının şimdiden göstergesi.

Peki nedir bu Quantum yaklaşımı. Atom altı parçacıklarının davranışlarından yola çıkaran var olan ve var olma olasılığı olan nesne veya durumların analizi. Yani bir porselen tabağı meydana getiren elementlerin dizlimi tasarımı ile birlikte onu meydana getirmeyen yada farklı formlara dönüştüren tüm olasılıkların ve pozisyonların değerlendirmeye alınması. Bu durumda bir rastgele sistem tarafından oval ve tam daire porselen tabak üretecek bir algoritma geliştirilmiş olsa tabakların hiç biri birbirinin aynısı olmadan uniq yani tek ve tür içerisinde ki ana formun birliğine ana tasarıma uygun olarak geliştirilebilecek. Oval ve Dairesel formların bütün olasılıkları milimetrik yada nanometrik farklarla uygulanarak sonsuz sayıda birbirinden farklı ve uniq ama oval porselen tabak formu ana prensipleri içerisinde yer alan formlar üretilebilecek bu da Quantum yaklaşımlarının gelecekte üretim anlayışımızı baştan başa değiştireceğini gösteriyor.

Bu felsefi değişiklik beraberinde yeni soruları da getirecek peki Shrödingerin tanımladığı atom altı parçacıklar dünyasında bir şeyin hem belirli hem de belirsizliğine rağmen bir maddenin yada eşyanın belirli bir formda  oluşmasını sağlayan şey nedir? Platon’un tanımladığı gibi evrendeki her şeyin bir İdea neticesinde maddeye ve eşyaya dönüşmesi mi? Peki bu dönüşüm nasıl meydana geliyor. Bir fikir nasıl maddeye eve eşyaya dönüşüyor. Turunçgiller familyasından limon ağaçları ile portakal ağaçlarını farklı kılan nedir?     

Bu durumda varoluşta müthiş bir niteliğe bürünmüş oluyor. Yani bir bardağın yada porselen bir tabağın olmama olasılığı olabilme olasılığından çok çok fazla. O zaman var olan her şeye sadece olma olasılığına girdiği ve olduğu dolayısıyla çok büyük bir saygı duymamız ve bozulmaması deforme olmaması için çok büyük bir dikkat içerisinde yaklaşmamız gerekiyor. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki evrende çıldırtıcı büyüklükte bir belirsizlik var peki bu belirsizlikte varoluş nasıl oluyor.  Örneğin bir seramik tabağı oluşturması gereken kil ve toprak taneleri trilyonlarca trilyon sayıdaki diğer toprak ve kil taneleri arasından nasıl seçiliyor. Bunlar bir araya gelip seramik tabağı oluşturmak istiyorlar mı, istiyorlarsa neden elemeden geçirip, süzüp, homojenleştirip, suyla karıştırıp, hamur ve macun kıvamına getiriyoruz ve kuvvet kullanarak bu zerrelerin bir arada olmasını ve verdiğimiz formu korumalarını sağlıyoruz. Bu formun bozulmasını engellemek yada geciktirmek için ısı ve enerji uygulayarak sağlamlık ve parlaklık veriyoruz. Büyük bir enerji ve kuvvet yüklemesinin neticesinde toprak halinde bulunan elementler ve kil belli bir takım işlemler, emek ve yüklenen enerji ile kuvvet kullanılarak seramik tabağa dönüşüyor.   Başlangıçta zihnimizde sadece bir fikir yada kağıt üzerinde bir çizim iken belli işlemler ve belli bir zaman sonrasında ürün nasıl ortaya çıkıyor. Düşünce, Çarpmayla, Başka bir Kuvvetin Etki etmesiyle, Deniz dalgalarıyla, rüzgarın etkisiyle  kırılıyor. Yontuluyor  Zamanla önce parçalanıyor, sonra ufalanıyor ve eski haline geri dönüyor. İşte Quantum Fiziğinde bir şeyin olma olasılığı neredeyse sıfıra yakın olmama olasılığı her zaman daha yüksek yani iki proteinin bir araya gelip yeni bir şey oluşturma olasılığı 10 üzeri 28 de bir ihtimal. Peki bu kadar canlı, nesne , bakteriler, hayvanlar, insanlar , yavrular eşyalar nasıl oluyor da oluyor. Ve Aynı madde nasıl farklı şekillerde farklı dokularda farklı sertlik ve yumuşaklık derecelerinde karşımıza çıkıyor. Atom altı parçacıklar dünyasında tüm maddelerin atom altı parçacıkları aynı unsurlardan meydana geliyor. Elektron, proton ve nötronlar peki nasıl oluyor da demiri, pamuğu,  ateşi, suyu, havayı ve toprağı, bir hayvanı yada bir masayı oluşturan malzemenin atom altı parçacıkları birbirinin aynısı oluyor.  

Quantum dönemi beraberinde yeni sorular getirecek gibi duruyor. Bu yeni çağı anlayabilmek ve açıklayabilmek için Felsefecilere ve düşünürlere çok büyük iş düşüyor. Galiba, platon ve Aristoteles dönemi yeni bir yaklaşımla tekrardan yeniden başlıyor.

Related Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir