Metaverse’de Din ve Ahlak Elden Gidiyor mu?

Metaverse konuşulmaya başladığı ilk günlerden beri kamuoyunu saran korumacı bir yaklaşım var. Metaverse ün modern insanı geleneksel değerlerinden uzaklaştırarak daha da yozlaştıracağı hatta yaşadığı Metaverse evreninin CEO’larının o evrenin tanrısı rolüne bürünecekleri. Bu kaygıları dile getiren soruları sorduk Metaverse yeni bir din mi? Metaverse de Din ve Ahlak Elden Gidiyormu? Bu sorular çerçevesinde Metaversün din ve ahlak boyutunu anlamaya çalışacağız.

Öncelikle Din ve Ahlak Nedir? Kavramlarını anlamaya çalışalım. Din içinde bulunduğumuz dünya yaşamında insanın baş edemediği bir çok olayı kendisinden daha üstün ve Dünyaya hükmeden bir yaratıcı inancına dayalı anlama ve açıklama biçimidir. Yani din bir inanç sistemidir. Temeli dinin ileri sürdüğü konu ve hususlara inanarak kabul etmeye dayanmaktadır. Bu hususlar bazı zamanlarda akıl ve bilimle çelişiyor gibi gözüken Meleklerin varlığı, Mucizeler, Tanrıdan gelen Öğütler ve Sözler, Ölümden Sonra Yaşam, Kaza ve Kader gibi hususları içermektedir. Bütün bu hususları içeren din bilgisi ve ahlak kültürü günlük yaşamımızda farklılık gösterdiği gibi Metaverse de de farklılıklar gösterebilir. İnsan topluluklardan oluşan sosyal bir varlık olduğu için bir araya gelen üç insan bir kültür üretmeye başlar. Bu kültürün en önemli unsurları düşünce, konuşma ve yazıdır. Bu üç unsur sayesinde insan diğerlerine duygu ve düşüncelerini açıklar. Yazı yeteneği ile açıklanan düşünce ve plan hayal ve zihin aleminden Dünya alemine geçer. Émile Durkheim, “Din, bir cemaatin meydana gelmesini sağlayan ayin ve inançlar sistemidir.” demiştir. Dolayısıyla din bir topluluğun doğal ihtiyacı olduğu gibi topluluklar bir dini meydana getirir. Yada tam tersi din bir topluluğu meydana getirebilir. Temelinde dinin önemli fonksiyonlarından bir tanesi hayatı düzenlemektir. Aile içi iletişim. Saygı, Sevgi, Barış, Fayda, Toplumsal Fayda, Alış Veriş Hukuku, Borçlanma, Miras, Soy, Evlenme, Boşanma vs vs.  Diğer açıdan bakıldığında insanoğlu bu alanlardaki ihtiyacı Ahlak Felsefesi ve Kanunlarla da düzenleye çalışmıştır. Dinin olmadığı yada bir takım sorunlu olduğu yer ve dönemlerde ise düşünceye dayalı ahlaki kurallar meydana getirerek yaşamı örgütlemeye ve bir takım kurallar içerisinde barış içerisinde sürdürmeye çalışmıştır.

Metaverse gelecek olursak Metaverse bir din değildir. Bir Teknolojidir. Nasıl ki Graham Bell tarafından ilk telefon icad edildiğinde, Henry Ford tarafından ilk araba icad edildiğinde, İlk Şemsiye icad edildiğinde toplumda kabul görmesi anlaşılması öğrenilmesi zaman aldıysa Metaverse de aynı şekilde Sanal Dünya ile Gerçek Dünya iç içe yeni bir yaşam kültürü meydana gelmektedir. Dolayısıyla Metaverse de bir çok alanı kapsayan, ulaşım, mimari, iletişim, iş yaşamı, ekonomi, alışveriş, moda gibi alanlardan etkilenen ve bu alanları etkileyen yeni bir teknolojidir.

Bu yeni teknoloji üzerinde düşüne düşüne konuşa konuşa şekillenecek kuralları ve mekanları, usulleri kısaca ahlakı gelişecektir. Bu insanoğlunun yaşamındaki herşey için böyledir. Mübadele değiş tokuşa dayalı alış veriş nasıl zamanla parayla yapılabilir hale dönüşmüşse altın ve gümüş gibi madenler genel geçer belirleyici yatırım araçları ekonominin temel unsurları haline dönüşmüşse modern ekonomi meydana çıkmışsa Metaverse de de zaman içerisinde uygulamalar kurallar, stiller, yaklaşımlar meydana gelecektir.   Bu açıdan bakılacak olursa Metaverse ile Din ve Ahlak elden gidiyor diyebilmek mümkün değildir. Belki zaman içerisinde Din ve Evrensel Ahlak kurallarına uygun olarak Metaverse kültürünün şekilleneceği ortaya çıkacağı söylenebilir. Yoksa Metaverse’nin yeni bir olabilmesi mümkün değildir. Çünkü Metaverse bir teknolojidir. Kendi kültürünü oluşturmaktadır. Yada çok uzun zamandan beri oyunlarla hayatımıza giren ve Gamer’lar (oyuncular) dışındaki kitlenin çok fazla dikkatini çekmeyen bu alan günümüzde oyuncularla birlikte hayatımızın içerisine girmektedir. Bu açıdan bakıldığında Metaverse ile birlikte yayıncılık, girişimcilik, sanat, spor, ulaşım , ticaret, eğitim, sağlık, devlet, iş yaşamı, endüstri gibi sosyal ve ekonomik kavramlarımızın tamamı etkilenmektedir. Bu gün kamyon sürücülerinin sabit kamera ile yolculuğunun canlı yayınını yaptığını ve gördüğü gezdiği yerler hakkında yorumlar yaptıklarını görüyoruz. Metaverse öncesi dönemde bir kamyon sürücüsünün yayın hayatına katılabilmesi mümkün değil iken günümüzde yayıncılar haline gelmiştir. Aynı şekilde oynadığı oyunu canlı yayın ile kitlelere ulaştıran insanları görebiliyoruz. Bu durum yeni dönem ve yeni dönemin unsurları, anlayışları, araçları üzerinde daha fazla düşünce üreterek geleneklerimiz ve değerlerimizle bu yeni dönemi bağdaştırma ve yeni kültürü şekillendirme ihtiyacını da orta ya getiriyor.

Sonuç olarak diyebiliriz ki Metaverse bir Teknolojidir. Din Değildir. Ancak kural ve kaidelerinin gelişmesi için çok fazla bakir alan olduğu bir gerçektir. Bu durumda felsefecilere, hukuk insanlarına teknoloji geliştiricilerine, mimarlar ve sanatçılara, eğitimcilere çok büyük işler düşmektedir.

Related Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir