Metaverse’le Aristotales Mantığı Quantum Olasılık ile Genişliyor.

Aristotales, yüce insan. Büyük düşünür. Büyük öğretmen. Mantığın, Duru düşüncenin ve Ahlak’ın abidesi. Büyük İskenderin Hocası. Mantığın ilk kurucusu. Platonun öğrencisi. Daha da saymakla bitiremeyeceğimiz bir sürü güzel özellik ve sıfat Aristotales’i tanımlamaya, onu övmeye, yüceltmeye belki de yetmez. Adını duyduğumuzda bile tüylerimiz diken diken olur. Aristo … diye başlayan cümleler hepimizi büyüler. Bunun arkasından mutlak bir kesinlik ve büyük ve asil bir düşünce geleceğinden emin oluruz çünki. Kulak kabartırız. Duymak dinlemek öğrenmek isteriz. En basiti bile insanı en yükseklere yüceltir. Büyük ve derinden bir saygı hissederiz. Daha derinden tanıyanlar, Felsefeciler, hayatının inceliklerini bilenler onun hakkında daha kimbilir ne bilinmeyen güzel yönlerini söylerler. Evet 2400 yıldır insanlık onun ortaya koyduğu bir çok yöntemle öğrendi. Sınıflandırdı. Karar verdi. Kurduğu lise bu gün Bilimin, Üniversite’nin ve akademinin temeli haline geldi. Platonla ayrışması bile ayrı bir güzellik bunun üzerine bile cildler dolusu eserler var. Onlarla ilgili herşey üzerinde düşünmeye, araştırmaya, konuşulmaya değer bir konu.
Platon ile birlikte 2400 yıllık düşünce tarihinin en önemli insanlarının başında olan Aristo, fizik, mantık, biyoloji, zooloji, metafizik, astronomi, etik, ruh, psikoloji, estetik, dilbilim, ekonomi, retorik ve siyaset gibi çeşitli disiplinlerde ilk eserleri vermiştir. Bu disiplinlerin kurucusu olmuş, düşünceyi sistematikleştirmiştir. Öyle büyük bir etki meydana getirmiştir ki 2400 yıldır insanoğlu onun ortaya koyduğu prensiplerle bilim yapmış, icatlar yapmış ve düşünme yeteneği böyle büyük faydalara dönüşmüştür.
Aristoteles dünyanın nasıl incelenmesi gerektiği konusunda meraklı idi ve bu merakı çalışmaları ile birlikte bir çok disiplinin temelini teşkil etti. Aristoteles, biyoloji hakkında bilgi edinmek için çok zaman harcadı. Farklı hayvan türlerini farklı gruplara ayıran ilk kişi oldu. Gördüklerinin notlarını ve kayıtlarını tutarak dünyamız ve evren hakkında ayrıntılı gözlemler yaptı. Aristoteles’in yaptığı gözlemler, çalışmalar ve yazdığı kitaplarla sebebiyle biyoloji biliminin de kurucusu olarak kabul edildi. Aristoteles M.Ö. 384-322 yılları arasında yaşamış felsefe ve doğa bilimlerinin pek çok alanında çalışma yapmış antik dönem bilginidir.
Meşhur Aristo mantığının 3 ilkesi vardır.
1- Özdeşlik ilkesi. Bir şey kendisine özdeştir. Başka bir şeye eşit ya da özdeş olamaz. Mutlak kendisi ne ise odur.
2- Çelişmezlik ilkesi. Bir şey ya siyahtır ya beyazdır. Ya açıktır, ya kapalıdır.
3- Üçüncü durumun olmazlığı ilkesi. Ara durum yoktur. 2. maddede sözü edilen ilkenin ortası yoktur. Ya gecedir ya gündüz. Gece ile gündüz, siya ile beyaz arasındaki gri alanlar yoktur. Griler alanlar yokun içinde kabul edilir.
Temel de bu prensipler üzerine kurulan Aristo düşüncesi bir takım önermeler yaparak doğru düşünebilme yollarını aramıştır. Örneğin,
Kuşlar uçar.
Tavuk kuştur.
Öyleyse tavuk uçar.
Bu önermeler Felsefede bazen doğru sonuç vermekle birlikte örnekte görüldüğü gibi bizi çok saçma noktalara da götürebilir. Bu yaklaşım 2400 yıldan beridir. İnsanların bir düşünce üretmesinde bir denem yazmasında ve bir fikri ortaya atmasında en temel yaklaşım olmuş, Aristo mantığı olarak yasalaşmıştır. Temel olarak doğruluğu gece ve gündüzün varlığı kadar kesin ve gerçektir. 2400 yıldan beri üretilen makinalar da bu mantıkla karar vermiş ve bu güne Otomata teorisi olarak ismini veren otomasyon da Aristo mantığının bir ürünüdür. Hatta arapça ve bir çok dil kurallarının ortaya çıkmasında da bu düşünce etkendir.
Aristoteles’in yazdığı ve 20’den fazla dile çevrilen en meşhur kitapları şunlardır:
- Metafizik.
- Poetika.
- Zuhur Etme ve Yok Olma Üzerine.
- Magna Moralia.
- Retorik.
- Gençlik ve İhtiyarlık Üzerine.
- Doğum, Yaşam ve Ölüm Üzerine
Aristo mantığı
- Kategoriler.
- Önermeler.
- Birinci Analitikler.
- İkinci Analitikler.
- Topikler.
- Sofistik Deliller.
- Üzerine kuruludur.
Aristoteles, mantığı, kavram, önerme, kıyas şekilleri ve ilim-ispat teorisi şeklinde işlemiştir. Aristoteles’e göre, zihnin ilkeleri aynı zamanda varlığın da ilkeleridir. Bu açıdan Mantık, iki büyük bölüme ayrılır: Formel veya genel mantık, metodoloji ve özel mantık.
Terim olarak mantık, bilinenden yola çıkarak bilinmeyenin bilgisine ulaşmaya vasıta olan bir bilim ya da kurallarına uyulduğu takdirde zihni hataya düşmekten koruyan bir disiplindir. Mantık, doğru düşünmeyi yanlış düşünmeden ayıran kurallar sistemidir. Mantık, formel bir bilimdir. Mantık doğru düşünmenin kurallarını koyan bir disiplindir. Mantık, düşünmeyi bir gözlem olarak ele almaz, açıklamaya kalkmaz, sadece doğruluk açısından değerlendirilir. Bu yüzden mantık bir bilgi dalıdır. Mantık, doğru düşünme süreci içerisindeki tutarlılığını ve çıkarımların geçerliliğini belirleyen kurallardır. Mantık biliminin kurucusu Aristoteles’tir. ( M.Ö. 384-322 ).
Logita, Otomata
Makinalara ve elektroniğe Logita yada Otomata olarak uyarlanan Şekli ise
| A Durum | B Durum | Etkileşim | Sonuç |
| 1 | 1 | => | 1 |
| 1 | 0 | => | 0 |
| 0 | 1 | => | 0 |
| 0 | 0 | => | 0 |
Bu tablo ile özetlenir. Makinalar, Elektronik devlereler, fabrikalar tüm otomasyon sistemleri bu prensiplerle çalışır.
Aristo mantığına göre dünyada hiçbir şey özünde ve sonuç itibariyle değişmez. Ya vardır ya da yok. 1 ve 0 olarak tanımlanır. Ya doğrudur yada yanlış. Bu düşünce sistemin yanlış olduğunu hiç kimse inkar edemez. Ve temellerini sarsıp değiştiremez. Yanlış olduğunu iddia edemez. Çünkü 2400 yıldan beridir. İnsanlık bu düşünce sistemine göre milyarlarca bilgi üretti, diller gelişti. Düşünceler üretti. Hukuk mahkemeleri karar verdiler. Medeniyetler kuruldu. Bozuldu. Makinalar geliştirildi. Araba, Bisküvi ve Çikolata fabrikaları bu mantıkla otomasyona dayalı milyarlarca üretim yaptılar. Uçaklar bu mantık ile kurulmuş elektronik devrelerle üretim ve montaj hataları yoksa kusursuz bir şekilde uçtular. Mantıktan kaynaklanan en ufak bir tereddüt ve tehlike yaşamadılar. Zerre miktar bir temel hata olmadığı trilyonlarca makine, düşünce, karar, edebi ve felsefi metin tarafından kanıtlandı. Tereddütsüz Mutlak Kesinlik ve Doğruluk bu sayede hayatımıza girmiş oldu. Bütün başarılar bunu ispatladı.
Halbu ki yaşadığımız dünyada siyah ve beyaz arasında durumlarda var. Örneğin tam mükemmel gelişmemiş bir elma da Elmadır.

Gündüzün Başlangıcındaki ve Gecenin başlangıcındaki gri zaman. Micro biyolojik canlılarda görülen sınıflandırma kurallarının dışında kalan durumlar. Aristo’da Özdeşlik ve Çelişmezlik ilkesi kesinliğin ve tutarlılığın senedi. Bir şey tutarsız ve çelişkili ise gerçek yada doğru olamaz. Ancak bu kurallar yine Aristo tarafından sınıflanan 4 element Ateş, Su, Hava, Toprak aleminin oluşturduğu fiziki dünyada geçerli kurallar. Atomun Element halinin kuralları. Atom içerisine girildiğinde durum değişiyor. Burada Macro Kozmos gibi bam başka bir mikro evren ve hatta evrenlerin varlığı bu gün konuşuluyor. Einstein döneminde belki araştırılmasının zorluğundan çok fazla derinleştirilmeyen Atomun dünyası bu gün hayatımıza girdi. Giriyor. CERN’de parçacık hızlandırıcılarında bu konuda bir çok deneyler yapılıyor. Çin’de dünyanın en büyük ve gelişmiş parçacık hızlandırıcısı kurulması için çalışmalar yapılıyor. Yapılan araştırmalar ve bulunan sonuçlarla gözle göremediğimiz bu dünyanın kuralları bilinen ve görünen Fizik aleminin kuralları ile birleşip genişliyor. Temel’i Aristo’ya dayanan 1 ve 0 bu dünyada da var. Ancak bunun arasındaki olasılıklar da hesaba katılıyor. Bazen parçacık bazen dalga gibi hareket ettiği deneylerle söyleniyor. İspatlanıyor. İşte bu Quanta diye adlandırabileceğimiz yeni anlayış ve prensipler Otomata ile birleşip yeni bir yaklaşım ve düşünce dünyası meydana getiriyor.
Gözle göremediğimiz Atom Altı Parçacıklar aleminde Işık hızından daha hızlı hareket eden parçacıkların var olması ışık hızından hızlı hareketin de mümkün olduğunun mutlak kanıtı. Neticede ışık da bir varlık olduğuna göre hareket etmesi ve iletilmesi bir başka varlığın platform olarak varlığını gerektiriyor. Kesinleştiriyor. İşte bu durum Şu soruyu sormamızı gerektiriyor. O zaman ışığın yayıldığı yada yol aldığı bu platform nedir? Bu platformda ışıktan daha hızlı nasıl hareket edilebilir?
Bu açıdan bakıldığında bir insan ile bir yemek masası ayını atom altı parçacıklardan meydana geliyor ancak nasıl bu kadar farklı olabiliyor? Demir ile pamuğun atom altı parçacıkları nasıl aynı olabiliyor? O zaman yeni sorular ortaya çıkıyor. Demir neden demir? Pamuk neden pamuk? Biri çok sert, biri de çok yumuşak bu durum nasıl oluyor? Aynı atom altı parçacıklar. Elktronlar, protonlar, nötronlar nasıl farklı maddeleri meydana getiriyor.?

Logita yerine Quanta Geliyor.
Aristo tarafından temelleri oluşturulan, antik çağda (milattan önce) yaşamış bir Yunan filozofun 1 ve 0 a dayalı düşünce sistematiğinin yanlış olduğu söylenemez. Dünyamız o zamandan 20. yüzyılın başına kadar Aristo mantığının doğru olduğunu ispatlayan trilyonlarca uygulama ile doludur. Ancak bu gün bilimin geldiği nokta itibariyle Aristo’nun 1 ve 0 larının arasına sonsuz sayıda olasılıklar da girmektedir. { 1, %99, %95, %90, %75, %50, %25, %10, %5, %1, 0 } bu araya sonsuz sayıda ihtimal hesaplamanın detaycılığına göre yerleşmektedir. Bu durumda şunu söyleyebiliriz ki Aristo mantığı ile Quantum teorisinin birleşmesiyle çok daha büyük bir mükemmellik hayatımıza giriyor. Otomasyon yerini yapay zekaya bırakıyor. Aslında bu bir nevi Herakleitos’un Aristo’dan önceki dönem düşüncesini de yeniden hayatımıza getiriyor. İyi de kötü de , doğru da yanlış da, suç da ceza da, adalet de göreli midir?
Bu anlayışa göre hiçbir şeyin tek bir tanımı olamaz. Tanımlar durumlara göre mi değişir? İşte Quantum yaklaşımı Aristo düşüncesini de kapsayarak. 1 ve 0 ‘ın mutlak varlığını kabul etmekle birlikte 1 ve 0 arasındaki durumları da olasılık olarak hesaba katarak karar veren daha isabetli ve her zaman denge noktasını koruyabilen ve daha fazla var olabilen yeni bir anlayışa eviriliyor. Bilgisayarlar, makinalar karar sistemleri de bundan sonra bu yaklaşımla geliştirilmeye başlayacak ve Otomata olarak adlandırdığımız 1 ve 0 lar dan oluşan yaklaşım yerine hayamızı a yapay zeka dediğimiz. 1 ve 0 ların arasındaki olasılıkları da hesaba katan yeni yaklaşım etkili olacak. Kim bilir belki de ışık hızından daha hızlı hareket edebilmenin yöntemleri bu sayede keşfedilecek. Yeni keşfedilen 1150 element bu yaklaşımla gelecekte sanayide, endüstride, eğitimde, iş yaşamında, kimyada, üretimde kısacası tüm alanlarda çok büyük devrimsel niteliklerde değişimler getirecek. Üretimde atomların birleştirilmesi, ayrıştırılması daha alt seviyelerde işlemlerle yapılacak. Gelecek nesiller ve gelecek nesillerin işleri, uygulamaları yaşamı bizim nesillerimizin çok ötesinde bir mükemmelliğe sahip olacak.
