Sürekli vurguladığımız gibi yeni bir çağın başlangıcındayız. Yaklaşık 100 yıldır devletler tarafından yapılan uzay çalışmaları artık sivil sektöre geçti. Amerika’da bir dizi sivil girişimcinin ve Eski Nasa çalışanlarının önderliğinde Uzay Sivil Sektör’ü faaliyetlerine başladı. Bu alanda öncü olan ilk adım Emekliye ayrılan Nasa Astronotu ile bir takım girişimciler Uzay Madenciliği fikri ile ortaya çıktı. Planetary Resources şirketi 2009 yılında Diamandis ve ortağı Eric Anderson tarafından kuruldu. Eric Anderson da tanıtımda, “Güneş sistemini ticari etki alanımıza sokuyoruz” açıklaması ile dikkatleri bu alana çevirdi. Yeni bir endüstrinin oluşacağını kaydeden Anderson, birçok takipçi firmanın kurulacağına inandığını belirtti. Bu konuda ilk teşebbüslere danışmanlık yapan isimler çok tanıdık ve önemli isimlerden oluşuyor.
Bunlar,
Larry Page ilk internet sayfaları Html teknolojisinin mucidi ve Google yönetim kurulu üyesi, Eric Schmidt Google’da üst düzey vizyoner yönetim kurulu üyesi, K.Ram Shriram – Google, Peter Diamandis – X-Prize Foundation – Space Adventures – Singularity University , Eric Anderson – Space Adventures, James Cameron – Film yönetmeni ve kaşif, Charles Simonyi – Yazılımcı ve iki kez uzay turisti, Ross Perot, Jr. – Perot Systems, Tom Jones – Eski NASA astronotu ve gezegen bilimcisi,
Amerikadan sonra Avrupa’nın küçük ama zengin ülkesi Lüksemburg, uzayda madencilik yapmanın peşinde. 543 binlik ülke, yaptığı çeşitli açıklamalarla bu alanda çalışmalar yapan ikinci ülke haline geldi.
Uzay Yarışı 1950’li yıllara dayanıyor. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusundan sonra bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu fırlatıldı. Haberleşme uyduları, keşif ve araştırma uyduları, askeri uydular, istihbarat ve casus uydular, GPS – Global Position Systems Küresel Yön belirleme Sistemini Uyduları, Bu gün Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık modern yaşamımızın vazgeçilmez birer unsuru ve uzantısı haline gelmiş durumda.
Uzay Madenciliğinde bir başka gizli aktör ise Japonya, Japonya 2010 yılında Hayabusa uzay aracı ile bir asteroit yüzeyine iniş yapmayı başardı. Buradan Dünya’ya örnek getiren ilk devlet oldu. Hayabusa-2 ise başka bir asteroit olan Ryugu’dan topladığı örnekleri 2020 Aralık ayında Dünya’ya bırakmayı başardı. NASA’nın 2016’da fırlattığı Osiris-Rex uzay aracının da, 2020 yılında bir başka asteroit olan Bennu’dan topladığı örnekleri 2023 yılında getirmesi bekleniyor. Avrupa devletlerinin üye olduğu Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ise 2014 yılında bir kuyrukluyıldıza uzay aracı Rosetta’yı indirebilmeyi başardı. Bu, gelecekteki madencilik faaliyetleri için Avrupa açısından önemli bir adım niteliğinde. Uzay Madenciliği çok büyük bir potansiyel, Uzay Turizmin ötesinde ve Öncesinde
Daha sonrasında Elon Musk tarafından kurulan SpaceX (İngilizce açılım: Space Exploration Technologies Corporation, Türkçe: Uzay Keşif Teknolojileri Şirketi), merkezi ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Hawthorne şehrinde bulunan bir Amerikalı uzay taşımacılığı şirketidir. SpaceX; Falcon 9, Falcon Heavy, Starlink, Dragon Kargo, Starship gibi uzay misyonu araçlarını bünyesinde bulundurmaktadır. Bu açıdan Yeni Yüzyılın Macellan ve Arkadaşları olarak nitelendirlebilmesi mümkündür. Elon Musk’ın bu başarıları yakalayabilmek için Uzay çalışmalarına 2 Milyon Doların üzerinde yatırım yaptı. Uzay Şirketi SpaceX firması kuruluşundan bu güne kadar pek çok başarıya imza attı. En büyük başarısı artık Uzay araçları yeryüzüne inip kalkabiliyor ve defalarca kullanılabiliyor. Musk, bu projenin neden Dünya’nın 4.5 milyar yıl önceki doğumundan bu yana gerçekleşen en önemli projelerden biri olduğunu şu şekilde açıkladı: Bu firmanın ilk öncüleri arasında Jef Bezos, Richard Bronson Bulunuyor. Metaverse çağının Macellanı ve Arkadaşları diyebileceğimiz 3 kişi ile ilk uzay Turizm’i yolculuğunu problemsiz olarak tamamladılar.
9 Nisan 2022 günü ise ikinci kafile bu defa 4 kişi olarak kişi başı 55 milyon dolar gibi bir fiyat ile Uzay turizmine katıldılar. 3 şanslı Uzay Turisti Kanadalı, ABD’li ve İsrail asıllı, Larry Connor, Mark Pathy ve Eytan Stibbe isimli iş insanları. SpaceX’in iki yıl boyunca NASA astronotlarını taşımasının ardından uzay istasyonuna götürdüğü ilk özel yolcular arasına girdiler. Böylelikle yakın zamanda toplam 7 kişi Uzay’a Turist olarak özel sektör aracılığı ile taşınmış oldu. Uzay yolculuğunda konaklama, yer çekimsiz ortamda serpme kahvaltı, 3 öğün uzay yemeği ve çeşitli aktiviteler bulunuyor. Bu yolculukla 4 Turist yerden 575 Km yukarıya çıkmış oldular. Yerden 100 Km sonrası Uzay Karasuları diyebileceğimiz başlangıç kabul ediliyor. Dünya ve Atmosferimizi uzaydan gözlemleme ve fotoğraflamaimkanı buldular. Beraberlerinde kendi ülkelerinin Üniversiteleri tarafından önerilen ve hazırlanan bir çok bilimsel deneylerde götürdüler. SpaceX, uzay araçları Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatmış, yolculuğun kontrolü ise şirketin Los Angeles’teki merkezinden yönetilmişti. SpaceX bu tür uzay yolculukları için,ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) adına Uluslararası Uzay İstasyonu’na (UUİ) göndermek için kullandığı türden tam otomatik Dragon kapsüllerini kullanıyor. Her geçen gün yeni araçların üretilmesi için çalışmalara devam ediliyor. Yolculuğun başlamasından sadece 3 saat sonra kapsül 585 kilometrelik bir irtifaya ulaştı. UUİ’den de yüksek bir noktaya gelmişti. Bu, NASA’nın 1972’deki Apollo ay programından bu yana insanoğlunun ulaştığı dünyadan en uzak nokta oldu. Böylelikle Uzaya ilk özel ticari misyon gerçekleştirilmiş oldu. 55 milyon dolar bilet parası ödeyen 3 kişi, Uluslararası Uzay İstasyonu’na bilimsel projelere de katkılar yapacaklar. Bu yolculukta Refakatçi olarak ABD Havacılık ve uzay Ajansı (NASA) eski astronotu Michael Lopez-Alegria 1 haftadan fazla sürecek uzay yolculuğu için görev alacak. Florida’daki Cape Canaveral Uzay Üssü’nden UUİ’ye yapılan yolculukta yer alan Larry Connor, Mark Pathy ve Eytan Stibbe isimli iş insanları SpaceX’in iki yıl boyunca NASA astronotlarını taşımasının ardından uzay istasyonuna götürdüğü ilk özel yolcuları olarak tarihe geçmiş oldular. 19 Nisan’da dönmeleri planlanıyor. UUİ’nin turistik ziyaretçilerinin, roket yolculuğu, konaklama ve tüm yemekler için kişi başı 55 milyon dolar ödeyeceği, uzay istasyonunda Rusya’ya ait bölümün dışında her alanı gezebileceği belirtiliyor. Uzay yarışında Rusya’nın da uzun yıllardır UUİ’ye ve ondan önce Mir Uzay İstasyonu’na ziyaretçi taşıdığı biliniyor.
SpaceX Falcon 9 roketi kullanıldı. Falcon 9 10 defa yeniden kullanılabiliyor ve bazı parçaları 100 defa yeniden kullanılabiliyor. Bu özellikler Nasa tarafından yürütlen pahalı uzay programlarından sonra bir den çok kullanılabilen araçlar kapsamına girmeye başladı. Uzay alanında faaliyete başlayan sivil firmalar uzay araçlarının birden fazla kullanılabilmesi ve daha fazla yolcu kapasitesi ile yolcu sayısını arttırıp, kişi başına maliyetleri düşürmeyi hedefliyor. SpaceX firması tarafından Sivil sektörde uzay çalışmaları yapılabilmesi için 2005 – 2011 yılları arasında 365 milyon $ masraf yapıldı. SpaceX yolcu haricinde daha önceki denemelerinde 1 roket ile 2 ve daha fazla uyduyu uzaya göndermeyi başarınca %60 ların üzerinden maliyet avantajları ortaya çıkmaya başladı. Firmanın en yakın hedefleri arasında 100 kişilik bir gurubu uzaya götürebilmek ve bir Uzay oteli olarak kabul edilebilecek istasyonda daha uzun süreli konaklanma imkanı oluşmasını sağlamak. Böylelikle İnsanoğlu’nun Uzay Macerası başlamış oldu. Nasa tarafından yapılan bilimsel çalışmalarla şimdiye kadar Uzayda şartları dünya ya benzeyen ve çeşitli çalışmalarla geliştirilerek yaşamın başlatılabileceği 24 adet yaşanabilir gezegen keşfedildi. Bu gezegenlerin bir kısmı farklı galaksilerde bulunuyor. Dünyamızın içinde bulunduğu galaxinin adı Samanyolu, Bir galaxi milyarlarca çeşitli yıldız kümelerinden ve gezegenlerden meydana geliyor. Bu durumda insanlığın Mars’a adım atıp orada hayatı başlatmasıyla birlikte gezegenler ve galaxiler arası yaşam kavramı ortaya çıkacak. Bu çalışmalar Uzay endüstrisinin gelişmesi ve ortaya çıkması içinde çok önemli. Daha şimdiden Starlink projesi kapsamında uydularla internet ve iletişim altyapısıoluşturuldu. Çok sayıda internet ve iletişim uydusu uzaya gönderildi. Starlink projesinde Uzayda uydular arasında İnternet Backbone – Altyapısı Lazer ile kablosuz olarak sağlanıyor.